18 Haziran 2015 Perşembe

Sardes Antik Kenti'ndeki Artemis Tapınağı'nda Açıkhava konseri

Bilkent Senfoni Orkestrası'ndan Artemis Tapınağı'nda konser 18 Haziran 2015, PerşembeBilkent Senfoni Orkestrası, Sardes Antik Kenti'ndeki Artemis Tapınağı'nda Açıkhava konseri gerçekleştirdi.

                 Sart Kazı heyeti eski başkanlarından Prof. Crawford H. Greenewalt Jr.’ın siparişi üzerine Besteci Kamran İnce tarafından bestelenen ‘Sardis Senfonisi’ ve ‘Midas’ın Hükmü’ operasından bölümlerin  seslendirildiği konserin solisti Macar mezzo-soprano Judit Rajk oldu.
                Bilkent Senfoni Orkestrası, Besteci Kamran İnce yönetiminde, Lidya Krallığı’nın Başkenti Sardes Antik Kenti içerisinde bulunan Artemis Tapınağı içerisinde ‘Sardes Senfonisi’ adı altında konser verdi.


Konser hakkında bilgi veren Besteci Kamran İnce “Bu konserin temeli, daha önce Sart’taki kazıların başında olan Prof. Dr. Crawford H. Greenewalt’ın benden 4. Senfoni operasını ısmarlamasından sonra  atılmıştı. . Greenewalt , bu konseri Artemis Tapınağı’nda yapma ve bu eserleri burada seslendirme isteği vardı. Ama bu konseri o hayatta iken gerçekleştirme imkanımız ne yazık ki olmadı. Prof. Dr. Crawford H. Greenewalt, 3 yıl önce vefat etti.  Bu konseri onun anısına yapıyoruz. İlk defa Artemis Tapınağı’nda bir açık hava konseri yapılmış oluyor. Bu bizim için çok önemliydi ve özel bir gece oldu. Konser, Sardes’in çok bilinen bir yer olmamasına rağmen çok büyük bir ilgi gördü. Çok memnun olduk” dedi.


Kazı Başkanı Prof. Dr. Nicholas Dunlop ise “Kamran İnce tarafından bestelenen Sardis Senfonisi ile, Sardes, Artemis Tapınağı, Akrapol, soylu kral mezarları, Bintepeler, Paktalos  Nehri anlatılacak. Bu senfoninin bestelenmesine merhum eski kazı başkanlarımızdan Prof. Dr. Crawford H. Greenewalt ön ayak oldu. Kendisi 1959 yılından 2011 yılına kadar bütün yaz aylarını Sardes’te geçirdi.” Dedi.
Konseri, Salihli Kaymakamı Ertan Peynircioğlu, Belediye Başkanı Zeki Kayda, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Yüksel’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi izledi.




HABER-KAMERA:EMRE SAÇLI












20 Mayıs 2015 Çarşamba

Salihli'de İnanç Turizmi Gelişiyor

      Fransız ve Alman Turistler, İncil'de adı geçen 7 kiliseden birinin olduğu Salihli'nin Sart Mahallesi'nde bulunan Artemis Tapınağı'ndaki ayine katıldı.




        Gruplar halinde 200’ün üzerinde turistin katıldığı ayinler 1’er saat sürdü. Tarihe "altın parayı icat eden uygarlık" olarak geçen Lidyalılar'ın başkentleri, Salihli ilçesindeki Sardes'e gelen turist sayısı, inanç turizmi ile artmaya devam ediyor. İncil'de adı geçen ve dünyadaki ilk yedi kiliseden birinin bulunduğu Salihli’nin Sart Mahallesi sınırlarında yer alan Artemis Tapınağı’na çok sayıda Fransız ve Alman turist geldi.
      Fransız kafilesi rehberi İlhami Demir, yaptığı açıklamada, inanç turizminin Türkiye için çok önemli olduğunu, ancak bürokratik engelleri aşmakta zorluk çektiklerini kaydetti.

Demir, “Ülkemiz, Hristiyanlığın ilk geliştiği dönemde Anadolu topaklarına 7 kilise yapılmış. Dolayısıyla Hristiyanlığın doğumu da bu 7 ilde. Bu 7 kiliseden birisi de Sart’ta bulunuyor. İnanç turizmi ülkemizin çok ihtiyacı olduğu bir turizm şeklidir. Her şey dahil sistemi ile alakası olmayan, kültüre ve dine meraklı insanların bolca  döviz bırakmasına neden olan bir turizm şekli. Bu turizm şekli maalesef çok geri kaldığımız bir alandır. Eğer bu toprakların taşların değerini bilmez sek turizm sektöründe yok olmaya mahkumuz. “dedi.
            Demir, “Bizim topraklarımızda Meryem Ana’nın çok büyük bir önemi var. Çünkü arkamızda gördüğünüz bu Artemis Tapınağı, Meryem Ana Sunağına dönüşüyor. Anadolu toprakları 7 bin yıl öncesinden beri bir ana tanrıça kültürünün, ana tanrıça öğretisinin hakim olduğu topraklardır.” dedi.
Demir, şöyle konuştu. “Acenteler, bütün zamanlarını izin almaya harcıyor. 3 ayrı izini alabilmek için saatler günler geçiyor. Bir yandan ülkemize daha çok turist çekmeye çalışıyoruz, bir yandan da önümüze bürokratik engeller konuluyor. İnşallah önümüzdeki dönemlerde bu sıkıntılar dan kurtulmuş oluruz”


Hristiyanlığın ilk yedi kilisesi ve bulundukları yerler ise şöyle.
Ephesos (Selçuk), Smyrna (İzmir), Pergamon (Bergama), Sardes (Sart) (Salihli)
Philadelphia (Alaşehir - Manisa), Laodikeia (Denizli), Thyateira (Akhisar)



İNANÇ TURİZMİNİN SALİHLİ İÇİN ÖNEMİ BÜYÜKTÜR

Salihli Turizm Derneği Başkanı Mustafa Uçar ise “İnanç Turizmi yani kutsal yerlerin ziyaret edilmesi son yılların en önemli turizm hareketini kapsamaktadır. Bu açıdan Salihli sadece Hıristiyanlar için değil Museviler için de önemli bir ziyaret yeridir” dedi.


Uçar, “Hıristiyanların Paskalya kutlamaları Sardes Kilisesinde de yapıldı. Paskalya Hıristiyanlıktaki en eski ve en önemli bayramlardandır. İsa'nın çarmıha gerildikten sonra 3. günde dirilişi kutlanır. Doğu ve Batı kiliseleri arasında farklılıklar olmakla beraber, Paskalya dönemi yaklaşık olarak Mart sonundan Nisan sonuna kadar olan dönemdir. Her sene sabit bir tarihte gerçekleşmeyen ve dünya kiliselerinin çoğunda Pazar günü kutlanan Paskalya Günü ise, Kıyam Yortusu, Diriliş Pazarı ya da Diriliş Günü olarak da adlandırılır. Hıristiyanlığın yanı sıra Museviler özellikle de Seferad cemaati açısından Sardes/Salihli önemlidir. Burada dünyanın üçüncü Sinagogu yer almaktadır ve Seferad, Sardes’in Aramice ve İbranicedeki adıdır. Ancak bu tarihsel bilgileri tam anlamı ile tanıtamadığımız için şuan Musevi ziyaretçiler yeterli sayıda değildir. Yakın bir gelecekte Salihli, Sardes merkezli olarak dünyanın en önemli turizm destinasyonu olacaktır. Bunun için hazırlıklara biran önce başlanmalı ve yatırımcılara aynı zamanda Termal Turizm Bölgesi olan kentimizi anlatabilmeliyiz. Salihli dinamikleri bu konuda bir araya gelerek plan ve programlı bir çalışma yaparsak, kentimizin turizm geleceği aydınlık olacaktır, buna gönülden inanıyorum.” Dedi.

 SEKTÖR TV-HABER-KAMERA:EMRE SAÇLI

10 Mart 2015 Salı

ANADOLU MEDENİYETİNİN ZİRVESİ: LİDYA/SARDES



 Bugün üzerinde yaşadığımız Anadolu, şekil olarak kıtalar arası bir köprüyü andırır. Kültür yönünden zenginleşmesinin nedeni de budur. Üzerinden binlerce kavim geçmiş, yüzlerce devlet kurulmuştur. Her bir kültürden kalan tortular Anadolu medeniyetinin doğmasına neden olmuşlardır. Zirve noktası da Lidya Krallığı ve onun başkenti Sardes’tir.

Biz, Lidya kültürünü “İlk parayı icat etmeleri” ve son Kral Croesos’un tüm dünyaca bilinen “Kral Croesos (Karun) kadar zengin” deyiminden tanıyoruz. Oysa Lidya uygarlığı, zenginliğinden kaynaklanan sosyal, kültürel, bilimsel, sanatsal yönlerde Anadolu medeniyetinin zirvesi konumundadır.
Örneğin paranın icat edilmesi ve altın olarak basılması, ekonomi ve ticaretin hareketlenmesine neden olduğu gibi insanlığa finans dünyasını da sunmuş oluyordu. Altın sadece süs eşyası olmaktan çıkmış, paraya dönüşerek ticarette toptancılığa (Takas) yeni rakip perakendeciliği getirmiş oluyordu.
Paranın icadı domino etkisi yaparak çarşıların, dükkânları ile Pazar yerlerinin doğmasına sebep oluyordu. Üretim fazlalaşmış, üreticiler, ihracata (Dış satım) yönelmişti. O yıllara kadar deniz yolu ile yapılan dış ticaret karayolunun alternatif olarak ortaya çıkmasına neden oldu. Köy yolları birleştirilerek Sardes’den, bir ucu Efes ve Bergama’ya diğer ucu günümüzde Kerkük civarındaki Ninova kentine kadar uzanan “ALTIN YOLU” açılmıştı. Hedef Mısır ile ve yol üzerindeki kentlerle ticaret yapmaktı.


Altın Yolu
 Altın yolu refah getirdiği gibi felaketi de getirdi. Bu yolu takip eden Persler, Lidya Krallığına son verdiler ve yolu kendi memleketlerindeki Susa ve Persepolis kentlerine uzattılar, yolun ismini de “Kral Yolu” olarak değiştirdiler.
Altın, “Elektrum” denilen % 70 i altın,% 25 i gümüş,%5 bakır olan taş görünümlü bir madenden elde ediliyordu. İlk paralar henüz saf altın ve gümüş rafine edilmediğinden yeşile yakın renkli alaşımdan oluşuyor ve “Elektron” adını taşıyordu. 
                                                                       
Dünyanın İlk Parası
Matematikçi, Anadolu insanları Thales ve Pisagor gibi bilim adamları sayesinde ergime ısısını öğrenip Elektrum madenini ayrıştırarak saf altın ve gümüş paraları bastılar. Bu paralar Kral Croesos dönemine atfen “Croesuera” adını taşır.
Başta Anemon (Manisa dağ Lalesi), safran, kestane olarak 128 adet bitkiyi “Kutsal Tmolos (Bozdağ)” dağlarında yetiştirerek bu bitkilerin anavatanı yaptılar. Parfüm, krem, pudra gibi ilk süs eşyaları bu bitkilerden elde edildi.
Anemon Dağ Lalesi
 Kralların desteğini alan bilim adamları, sanatkârlar başkent Sardes’e koşuyor, sosyal yaşama katkıda bulunuyorlardı. Alcman adında ünlü bir şairi vardı. Lesbos (Limni) adasının dünyaca tanınan kadın şairi Sappho, birçok şiirinde Sardes’deki yaşamı özenerek anlatır. Ünlü masalcı Ezop bile son Kral Croesos’a elçilik yapmıştı.
Gelecek yazılarımda, Lidyalıların insanlık tarihine sunduğu “İLK”leri detayları ile anlatmağa çalışacağım. Kuruluşundan çöküşüne, günümüzdeki durumuna kadar bütün bilinmeyenleri birlikte keşfetmeye devam edeceğiz.
Hoşça kalın…
                                                                                 Mustafa UÇAR
                                                                               Araştırmacı Yazar

24 Ocak 2015 Cumartesi

Yabancı Turistlerin Sardes İlgisi Artıyor



Sardes’e Artık Yılın Her Ayı Yabancı Turist Geliyor


Tarihe, parayı icat eden uygarlık olarak geçen Lidyalıların, Salihli sınırları içinde bulunan başkentleri Sardes’e, son yıllarda hayata geçirilen tanıtım atakları sayesinde yabancı turistlerin ilgisi yılın her ayı devam ediyor.
Salihli Turizm Derneği (SATURDER) Başkanı Mustafa Uçar,  yerel yönetimlerin tanıtım çabaları sonucu Lidya Krallığı’nın başkenti Sardes’e ilginin sürekli arttığını kaydetti. İlgi odağının birisi Artemis Tapınağı içinde yer alan ve İncil’de adı geçen 7 kiliseden biri olan Sardes Kilisesi diğeri ise Gymnasium yapısı içindeki dünyanın 3. Avrupa’nın ilk Sinagogu özelliğini taşıyan Seferad Sinagogudur dedi.
Uçar, Lidya Krallığı’nın başkenti Sardes’in özellikle Avrupalı turistler tarafından yoğun olarak tercih edildiğini bu yıl özellikle Fransız ve Norveçli konukların ağırlıkta olduğunu söyledi.



Uçar “Düne kadar az sayıda turist kafilelerinin geldiği bu yer artık günde 8-10 otobüs ile ziyaret edilir hale geldi. Anadolu’nun neresine giderseniz gidin, bir Roma, Bizans, Osmanlı eserleri ile karşılaşmak mümkün. Ama Lidya ve Lidyalılar hakkında bilgi edinmek, onların kültürünü öğrenmek isterseniz mutlaka Salihli’ye gelmek durumundasınız.  Bu bölgemiz için yadsınamayacak bir özelliktir.
 Lidyalılar bilindiği gibi parayı icat etmişlerdir. Paranın icadı domino etkisi göstererek çeşitli ilklere de imza atmıştır. Salihli ve civarı hem tarih yönünden, hem kültür yönünden hem de sağlık turizmi açısından bakir ve önemli bir yerdir. Arkamızda gördüğünüz Artemis Tapınağı, dünyanın dördüncü büyük tapınaklarından birisi.  Toprak altında da uzun yıllar saklı kaldığı için bozulmamış vaziyette. Sardes’i rehberlerle gezdiğinizde Türkçemize ya da insanlık tarihine kazandırılan birçok deyimi de öğreneceksiniz. Sardes, eskiden yaz aylarında, bahar aylarında ziyaret edilebilen bir yer durumundaydı. Ancak artık bugün Sardes, 12 ay boyunca yerli ve özellikle yabancı turistlerin ziyaret ettiği tarihi bir bölge konumuna geldi. Avrupalı turistler, Aralık ayı içerisinde olmamıza rağmen her gün Sardes’i ve Artemis Tapınağı’nı ziyaret ediyor.” Dedi.
Uçar, Salihli’nin aynı zamanda Termal Turizm Bölgesi özelliğini kazandığını, termale ve turizme yatırım yapmayı düşünen yatırımcıların bölgede incelemeler yapmalarını ve şartların ne kadar elverişli olduğunu yerinde görmelerini de önerdi.
 


Lidya Krallığı’nın başkenti Sardes’e ilk defa geldiğini kaydeden Norveçli bir turist ise “Türkiye’de birçok tarihi bölgeyi gezdim. İlk defa geldiğim Sardes’i ise büyüleyici buldum. Çok enteresan bilgiler verildi. Lidya Krallığı’nın başkenti, tarihte paranın ilk icat edildiği yer olmasından, bu uygarlıkta bankacılık sisteminin kurulmasına kadar çok ilginç özelliklere sahip.” Dedi.

24 Eylül 2014 Çarşamba

Adala çok eski kültürlere ev sahipliği yaptı


 

Manisa'nın Büyükşehir olması nedeniyle 30 Mart 2014 tarihinde yapılan yerel seçimlerin ardından Salihli'nin Mahallesi olan ve yapılan araştırmalar sonucu ismini Bergama Kralı Atallos'tan aldığı tespit edilen Adala'nın çok eski kültürlere ev sahipliği yaptığı belirtildi. Salihli Turizm Derneği Başkanı Araştırmacı-Yazar Mustafa Uçar Adala'nın MÖ 200'lü yıllardan Bin 800'lü yıllara kadar geçen süreçte önemli yerleşim birimlerinden biri olduğunu söyledi.

Mustafa Uçar

Manisa’nın Büyükşehir olması ile 30 Mart 2014 tarihinde yapılan yerel seçimlerin ardından Salihli’nin Mahallesi olan ve yapılan araştırmalar sonucu ismini Bergama Kralı Atallos’tan aldığı tespit edilen Adala’nın çok eski kültürlere ev sahipliği yaptığı belirtildi.

Kız Köprüsü

“ADALA MÖ 200’LÜ YILLARDAN BİN 800’LÜ YILLARA KADAR GEÇEN SÜREÇTE ÖNEMLİ YERLEŞİM BİRİMİ OLDU”
Adala’nın MÖ 200’lü yıllardan Bin 800’lü yıllara kadar geçen süreçte önemli yerleşim birimlerinden biri olduğunu belirten Salihli Turizm Derneği Başkanı Araştırmacı-Yazar Mustafa Uçar, “Kanyon kenarında yer alan temel kalıntılarından orada bir kalenin olduğunu biliyoruz. Kula-Salihli arası tespit edilebildiği kadarı ile büyük ve küçük olmak üzere 80 tane yanardağ krateri var. Bu yanar dağlarların 13 bin yıl önce söndüğü  jeologlar tarafından yapılan araştırmalarda ortaya çıktı. Bugün bu volkanik alanın altında çok eski kültürlerin yaşadığını biliyoruz. Bunun en büyük kanıtı ise 26 Bin yıllık ayak izleri” dedi.

Fosil Ayak İzleri

“KIZ KÖPRÜSÜNÜ SADECE TARİHİ ESER OLARAK KULLANABİLİYORUZ”
Gediz Nehri’nin (Hermos) eski yatağı üzerinde bulunan ve kız köprüsü olarak bilinen köprünün çok tanınan köprüler arasında yer aldığını belirten Salihli Turizm Derneği Başkanı Araştırmacı-Yazar Mustafa Uçar, “ Kız Köprüsü olarak bilinen bu köprünün Bin 500’lü yıllara ait olan ve Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırıldığını tahmin ediyoruz. Kitabesi olmadığı için yapının durumuna göre tahmin yürütebiliyoruz. Kitabesi olmamasına rağmen çok tanınan köprüler arasında yerini alan kız Köprüsü, 1955 ve 1960’lı yıllara kadar çevre köylerin ulaşımını sağlıyordu. Demir köprü Barajı yapılıp, yeni yol açıldıktan sonra bu köprünün hiçbir işlevi kalmadı. Kız Köprüsü gibi Roma ve Osmanlı İmparatorluğu döneminden kalma en az 10 tane köprü ayakta kalmayı başarmış. Tali yolda olan bu köprülerin günümüz koşullarında da kullanımları mümkün iken sadece tarihi eser olarak kullanabiliyoruz” dedi.

Nasuh Ağa Kitabesi

“HIZIR PAŞA CAMİSİ’NDEKİ KİTABE NASUH AĞA TARAFINDAN YAPTIRILAN KÖPRÜYE AİT”
Adala Mahallesi’nde ibadete açık olan tarihi Hızır Paşa Camisi’ndeki kitabenin Nasuh Ağa tarafından yaptırılan köprüye ait olduğu yapılan araştırmalar sonucu kesinlik kazandığını belirten Salihli Turizm Derneği Başkanı Araştırmacı-Yazar Mustafa Uçar,”İbadete açık olan tarihi Hızır Paşa Camisi’ndeki kitabe, Adala ve Sart havalesinde Haran-ı Hümayun ağalarından Nasuh Ağa tarafından Gediz Nehri üzerine inşa ettirilen köprüye ait. Hızır Paşa Camisi’nden çok önce inşa ettirilen bu köprü bugün maalesef yok”dedi.

Adala Hızırpaşa Camii




31 Ağustos 2014 Pazar

Büyük Taarruz Bisiklet Turu Afyon'dan Başladı



Büyük Taarruzun yıldönümünde Turist Rehberleri Birliği bisiklet turu yapıyor. Büyük Taarruz Tarih ve Doğa Bisiklet Turu olarak adlandırılan etkinlik on beş gün sürecek. Etkinlikle amaçlanan; dedelerimizin çektiği sıkıntıları anlamak,  şehitlerimizi anmak ve kurtuluş kutlamalarının coşkusunu yerinde yaşamak.

 Büyük Taarruzun yıldönümünde Turist Rehberleri Birliği bisiklet turu yapıyor. Büyük Taarruz Tarih ve Doğa Bisiklet Turu olarak adlandırılan etkinlik on beş gün sürecek.
Bisiklet turu 26 Ağustos’ta Afyon’dan başladı, 9 Eylül’de İzmir Konak Meydanında sona erecek.
               Etkinlik Büyük Taarruzda komutanlık yapmış İzzettin Çalışlar’ın günlük raporları dikkate alınarak, 1. Ordunun takip ettiği yol güzergâhı takip edecek şekilde hazırlandı. Bu güzergaha göre bisikletçiler 5-7 Eylül günleri Salihli’de olacaklar ve kentimizde kalacakları süre içersinde Salihli Turizm Derneği SATURDER rehberlik hizmeti verirken Kaymakamlık ve Belediyemiz konaklama, iaşe ve güvenlik konusunda yardımcı olacaklar.

Turun sözcüsü Osman Kutlu, Güzergâh, savaş zamanında ordumuz hangi gün ve saatte nerede olmuşsa, aynı gün ve saatlerde orada olunacak şekilde düzenlenmiştir. Amaç, o günlerin havasını soluyabilmek, heyecanını yaşayabilmektir. İzzettin Çalışlar'ın Komutanı olduğu 1.Kolordunun günlük raporları dikkate alınarak hazırlanmıştır. 
Güzergâh boyunca, unutulmuş hikâyelerin, bilinmeyen, anlatılmayan olayların olduğu yerlerden geçilecek, sahip çıkılmayan şehitlik ve şehit mezarlarına uğranılacaktır. Yaşanılan acıların, çekilen sıkıntıların sonraki nesiller tarafından unutulduğu toplumlar, aynı süreçleri yaşamaya mecbur olurlar. Böyle toplumların tarihleri hep TEKERRÜR eder.  
Organizasyon 15 günde 14 etap olacak şekilde düzenlenmiş olup yaklaşık 880 km sürecektir. 30 Ağustos günü Zafer Bayramı Kutlaması ve dinlenme günü olacaktır. 
Organizasyon süresince Atatürk, Türk Bayrağı, İstiklâl Madalyası ve o günlerdeki kahramanlara ait simgeler haricinde hiç bir siyasi, etnik, politik simge, rozet, bayrak veya flama taşınmasına izin verilmeyecektir. Sadece sponsorlara veya destekçilerimize ait olanlar kullanılabilir. Açıklamasını yaptı.
     Etaplar:
     1. Kocatepe Etabı : Kocatepe - Büyük Kalecik - Kışlacık - Afyon (Kurtuluş Caddesi-Birlik Caddesi-Atatürk Bulvarı) - Erkmen - Çakırköy - Boyalı - Gezler - Kayadibi - Tınaztepe - Afyon/Denizli Yolu - Etap Sonu - Yaklaşık 69 km
     2. Çiğiltepe Etabı : Kılıçarsalan - Reşat Çiğiltepe Şehitliği - Kılıçarslan - Akören - Garipçe - Saraycık - Küçükhüyük - Bulca - Balmahmut - Ayvalı - Akdeğirmen - Afyon/Uşak Yolu - Sinanpaşa - Yaklaşık 70 km
     3. Yıldırım Kemal Etabı : Sinanpaşa - Kırka - Tokuşlar - Kınık - Tazlar - Güney - Çalışlar - Afyon/Uşak Yolu - Düzağaç - Akçaşar - Yıldırım Kemal - Yaklaşık 56 km
     4. Zafertepeçalköy Etabı : Yıldırım Kemal - Selkisaray - Kızılca - Küçük Aslıhanlar - Büyük Aslıhanlar - Ağaç - Allıören - Mecidiye - Yayla - Hamur - Zafertepeçalköy - Zafertepe - Yaklaşık 63 km
     5. Gazi Kovan Etabı : Zafertepeçalköy - Küçük Aslıhanlar - Dumlupınar - Büyük Oturak - Halaçlar - Dümenler - Alaba - Hatipler - Afyon/Uşak yolu - Kaplangı - Hasanköy - Bağkonak - Banaz - Yaklaşık 73 km
     6. Uşak Etabı : Banaz - Banaz Köyü - Yeşilyurt - Kayaardı - Çamsu - Ayrancı (Cumburt) - Baltalı - Çamyuva (Minkript) - Karacahisar - Bozköy - Mesudiye - Göğem - Afyon/Uşak yolu - Uşak - Yaklaşık 68 km
     7. Ulubey Etabı : Uşak - Bölme - Yeşildere - Akkeçili - Omurca - Demirören - Bekdemir - Dutluca - Köseler - Ulubey Kanyonları - Ulubey - Yaklaşık 57 km
     8. Takmak Etabı : Ulubey - İnay - Kışla - Küçükilyaslı - Karacaömerli - Güzelköy - Akçaköy - Düzköy - Aydınlı - Gökçukur - İsalar - Alibeyli - Doğular - Taşköy - Bozlar -Dumanlar - Takmak - Yaklaşık 67 km
     9. Yabaayak Etabı : Takmak - Dereköy - Hacıbekirli - Saraycık - Müdürlü - Oymalı - Dervişli - Mollasüleymanlı - Aktaş - Ortaköy - Kalınharman - Körez - Kula - Yaklaşık 60 km
     10. Salihli Etabı : Kula - İzmir/Uşak Yolu - Kula/Eşme Yolu - Şeritli - Balıbey - Serinyayla - Killik - Ilgın - Alaşehir - Akkeçili - Gürsu - Salihli/Denizli Yolu - İzmir/Uşak Yolu - Salihli - Yaklaşık 81 km
     11. Adala Etabı : Salihli - Taytan - Adala - Poyrazdamları - Kemerdamları - Marmara Gölü - Pazarköy - Çökelek - Karapınar - Salihli - Yaklaşık 68 km
     12. Sardes Etabı : Salihli - Sart - Kapancı - Hasalan - Çayköy - Karayahşi - Kral Mezarları - Kendirlik - Dibekdere - Ataköy - Ahmetli - İzmir/Uşak Yolu - Akçapınar - Derbent - Avşar - Turgutlu - Yaklaşık 68 km
     13. Kemalpaşa/Belkahve Etabı :
          1. GRUP : Turgutlu - Turgutlu/Manisa Yolu - Aşağıçobanisa - Karaoğlanlı - Sancaklıbozköy - Sancaklıiğdecik - Çambel - Akalan - Sütçüler - Ulucak İstiklâl - Ulucak Atatürk - Belkahve - Yaklaşık 55 km
          2.GRUP : Turgutlu - Halilbeyli - Sarılar - Kazımpaşa - Yiğitler - Ören Cumhuriyet - Armutlu İstiklâl - Örnekköy - Kemalpaşa - Ulucak Atatürk - Belkahve - Yaklaşık 44 km
     14. İzmir Etabı : Kemalpaşa - Ulucak Atatürk - Belkahve - İzmir/Ankara Asfaltından sola Kemalpaşa Caddesine - Otogardan sağa Kâmil Tunca Bulvarına - Halkapınar Şehitliği - 9 Eylül Meydanı (Fuar Meydanı) - Gazi Bulvarı - Konak Hükümet Meydanı - Yaklaşık 29 km
Görüntüiü haber için lütfen www.salihliajans.web.tv adresini ziyaret ediniz.

14 Temmuz 2014 Pazartesi

DÜNYANIN EN ESKİ TİYATROSU SARDES’DE

   Araştırmacı Yazar ve Salihli Turizm Derneği SATURDER Başkanı Mustafa Uçar açıklıyor: DÜNYANIN EN ESKİ TİYATROLARINDAN BİRİSİ SARDES'DE
 Birçok araştırmacı, tiyatronun doğuşu hakkında şunları söyler;     “Tiyatro ilk kez İÖ 6. yüzyılda Yunan toplumunda dinsel törenden özerkleşerek bir sanat türü haline geldi; dinsel ya da pratik ölçütlerle değil, estetik ölçütlerle değerlendirilen bir "oyun" a dönüştü. Yunan toplumunda tiyatronun öncülü, şarap, bereket ve bitkiler tanrısı Dionysos'u kutsamak için yapılan Bacchanolia şenliklerinde bir koronun söylediği dithyramboy şarkılarıydı. Koro, bu şarkılarda, farkı kişilerin konuşmasını canlandırmak için söz ve tavır değişikliğinden yararlanıyordu. Daha sonra, oyuncu ve oyun yazarı Thespis, koronun karşısına, farklı kişilikleri farklı maskelerle temsil eden bir oyuncu koydu. Böylece daha karmaşık konular ele alınabiliyor, farklı anlatım biçimleri denenebiliyordu. İÖ 534'te Atina'daki ilk tiyatro şenliğinde, Thespis'in bir tragedyası ödül kazandı. Bu tarihten sonrada tragedyalar Dionysos şenliklerinin bir parçası olarak gelenekselleşti.”
Doğruluğu tartışılır. Günümüzde yapılan birçok kazı, bize ezberletilen “Eski Yunan Kültürü bilgilerini” yeni Anadolu bilgilerle değiştirmemizi sağlıyor. Yukarıda tiyatronun başlangıcı bile Eski Yunan’a atfediliyor. Oysa şarap, bereket, bitkiler Tanrısı diye belirtilen mitolojik Tanrı Anadolu, Çal/Denizli doğumlu “Baccha”dır ve Lidya’da yaşamıştır. Yukarıdaki anlatımda Yunan toplumunun Dionysos’u kutsama amacı ile yaptıkları şenliklerin adı dikkatinize sunuyorum: Bacchanolia sözcüğü Baccha’nın,  Baccha’ya ait olan anlamındadır.
Tarih ve arkeoloji meraklıları bilirler, Eski Yunanın Dionysos dediği Tanrı aslında Lidya Tanrısı Baccha’dır. Yani Lidyalılar şarap, bereket ve tiyatro Tanrısına kendi dilleri olan Lidçede Baccha derlerdi. Antik çağda, Lidya’dan ayrılarak günümüz İtalya’sında, Etrüsk devletini kuran halk da aynı Tanrıya Bacchus demiştir. Kısacası Dionysos Anadoluludur ve Lidyalı olduğu tartışılamaz.
Durum böyle olunca ilk tiyatronunda Sardes’de kurulmuş olması düşünülmelidir. Gerçekten de Sardes’de, toprağın altından gün yüzüne çıkmayı bekleyen bir tiyatro var. Nedeni bilinmez ama geçen yıllarda kazısına başlanan Sardes Tiyatrosunun kazılan bölümünün üzeri kapatılarak kazı yarım bırakılmıştır.
 Sardes tiyatrosunun İÖ 215 yılında var olduğunu Bergama kralı III. Antiokhos’un askerlerinin tiyatro sur duvarlarına tırmanarak şehre saldırdığını, Polybios’un yazdığı tarih kitabından öğreniyoruz. Yaklaşık 20 bin kişi alabilecek büyüklükteki tiyatro, 136m. X 70m. lik bir alanı kaplıyor. İS 17 de yaşanan büyük depremden sonra yıkılan tiyatro Romalılar tarafından onarılmıştır.
Günümüzde gördüğümüz daire şeklindeki Seyirci salonunun iki yanını destekleyen sarı renkli büyük taştan örülme duvarlar, Roma dönemine aittir. Sardes tiyatrosunun önemli bir bölümü arkasında bulunan yamaçtan kayan toprağın altındadır. Tiyatroda seyirci oturma yerleri bile henüz kazılmamıştır. Tiyatronun hemen önünde, doğu-batı yönüne uzanan tonozların varlığından Roma dönemine ait bir Stadyumun olduğunu anlıyoruz.
Sayfamızda yer alan, Tiyatroya ait ilk görseli de 1750 yılında, Sardes’i gezen Giovanni Battista Tiepolo, bilinen diğer adlarıyla Gianbattista veya Giambattista Tiepolo (5 Mart 1696 - 27 Mart 1770), Venedikli ressam ve baskı sanatçısı, suluboya ile yapmıştır.

Aşağıdaki fotoğraf ise 2014 yılında hemen hemen aynı noktadan çekilmiştir. 1750 yılından günümüze ne kadar yol kattettiğimizin belgesi olarak yayınlıyoruz.


Dünyaca ünlü olması gereken Sardes Tiyatrosunun da farkında olmadığımız için yeterli tanıtımını maalesef yapamıyoruz.
Salihli dinamiklerinin bir araya gelerek, tarihi, kültürel, doğal değerlerimize sahip çıkacağımız günlerde buluşmak dileği ile…